‘yunus emre’ etiketi

Dağlar ile Taşlar ile

Dağlar ile taşlar ile çağırayım Mevlâm seni

Seherlerde kuşlar ile, çağırayım Mevlâm seni

Sular dibinde mâhi ile, sahralarda ahû ile

Aptal olup, “Ya Hû” ile, çağırayım Mevlâm seni

Gökyüzünde İsa ile, Tûr dağında Musa ile

Elimde asâ ile, çağırayım Mevlâm seni

Derdi öküş Eyyup ile, gözü yaşlı Yakup ile

Ol Muhammed mahbub ile çağırayım Mevlâm seni

Harm ü şükrullah ile, vasf-ı Kulhüvallah ile

Daima zikrullah ile, çağırayım Mevlâm seni

Bilmişim dünya halini, terk ettim lıyl ü kalini

Baş açık, ayak yalın, çağırayım Mevlâm seni

Yunus okur diller ile, ol kumru bülbüller ile

Hakkı seven kullar ile, çağırayım Mevlâm seni

 

Yunus Emre

Yunus Emre Divanı : 22, Burhan Toprak, İstanbul: İnkilâp ve Aka Basımevi, 1982.

2 Ocak 2017

“Haydi artık zamanı geldi durma söyle!”


Hacı Bektaş Rum diyarına geldiği sırada bölge köylerden birinde Yunus adında, rençberlikle geçinen fakir bir adam vardı. Bir yıl kıtlık oldu, Yunus’un fakirliği büsbütün arttı. Nihayet birçok kehanet ve lûtuflarını duyduğu  Hacı Bektaş’ a gelip yardım istemeyi düşündü. Yanına birkaç yabani elma koyup dergâha gitti. Pirin ayağına yüz sürerken hediyesini verdi; bir miktar buğday istedi. Hacı Bektaş ona lûtufla muamele ederek, birkaç gün dergâhta misafir etti. Yunus geri dönmek için acele ediyordu. (daha&helliip;)

Nice Aşklar

Hakk’ı arar isen kalbinde ara
Kudüs’te Mekke’de Hac’da değildir.

Yunus Emre

Yunus Emre için Aşk ceylandır, akan ırmaktır, buğday tanesidir, çiçektir, bülbüldür, her yerde her yaratık O’nu över, zikreder. Bu nice aşktır…

Sen burda garip mi geldin
Niçin ağlarsın bülbül hey
Karlı dağları mi aştın
Derin ırmaklar mı geçtin
Yarinden ayrı mı düştün
Niçin ağlarsın bülbül hey
 Uykudan gözüm uyandı
Uyandı kana boyandı
Yandı şol yüreğim yandı
Niçin ağlarsın bülbül hey…

 (Yunus Emre Divanı, s.111)