‘Pir Sultan Abdal’ etiketi

Şu Yalan Dünyaya

Üstü mor sümbüllü bağlar ben olsam
Âlem çiçek olsa arı ben olsam

Şu yalan dünyaya geldim giderem
Gönül senden özge yâr bulamadım
Yaralandim al kanlara bulandım
Elimin kanını yur bulamadim

Güzel olan neyler altın akçeyi
Ârif olan düzer türlü bohçayi
Vücudumda seyreyledim bahçeyi
Dosta el değmedik nar bulamadim

Güzellerin zülfü destedir deste
Erenler hak için oturmuş posta
Bir zaman sağ gezdim bir zaman hasta
Hasta hâlin nedir der bulamadım

Pir Sultan Abdal’ım dağlar ben olsam
Üstü mor sümbüllü bağlar ben olsam

Âlem çiçek olsa arı ben olsam
Dost dilinden tatlı bal bulamadim.

Pir Sultan Abdal

Bülbül Olsam

 

Bülbül olsam gül dalında şakırım,
Öz bağımda biten gül neme yetmez?
Süleyman’ım, kuş dilinden okurum,
Bana talim olan dil neme yetmez?

Aşkın kitabını aldım yazarım,
Daim Hakk’a doğru meylim, nazarım.
Neme gerek dağı, taşı gezerim,
Karşıda görünen yol neme yetmez?

Derviş oldum pir eteğin tutarım,
Hakk’a doğru çekilmiştir katarım.
Baykuş gibi garip garip öterim,
Issız viranlarda çöl neme yetmez?

Dünyanın ötesi neden malûmdur?
Bu ilmin sırrına eren âlimdir.
Az yaşa, çok yaşa sonu ölümdür,
Bana hırka ile çul neme yetmez?

Pir Sultan’ım, sırrın kimseler bilmez,
Tevekkül malını erteye koymaz.
Kişi kısmetinden ziyade yemez,
Bana kısmet olan mal neme yetmez?
Pir Sultan Abdal

11 Nisan 2017

Görsel: Hoa Hong Leo Phot

Aç Artık Dost Kollarını

 

6e340fed0a02b17edd1eff038d53c380 Aç artık dost kollarını,
Gel ey dostum yavaş yavaş.
Yol karanlık gözüm görmez,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Dardayım gel artık ulaş,
Muhabbet yolunu dolaş.
Sensin dost yarama ilaç,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Haydar’ı Şah senin adın,
Bilirim sende muradım.
Çok peygambere uğradım,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Artık bana aç kolları,
Yağmur geçti, yağar dolu.
Boynumda gezer dost kolu,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Sanadır bu sözüm sana,
Artık al ulu divana.
Kavruldum dost yana yana,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Pir Sultan başka yol bilmez,
Senin bu yolundan dönmez.
Alev oldu gayrı sönmez,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Pir Sultan Abdal

11 Aralık, 2016