‘müzik’ etiketi

Sazıma

Ben gidersem sazım sen kal dünyada
Gizli sırlarımı aşikar etme
Lal olsun dillerin söyleme ya da
Garip bülbül gibi ah-u zar etme

Gizli dertlerimi sana anlattım
Çalıştım sesimi sesine kattım
Bebe gibi kollarımda yaylattım
Hayali hatır et beni unutma

Bahçede dut iken bilmezdin sazı
Bülbül konar mıydı dalına bazı
Hangi kuştan aldın sen bu avazı
Söyle doğrusunu gel inkar etme

Benim her derdime ortak sen oldun
Ağlarsam ağladın gülersem güldün
Sazım bu sesleri turnadan m’aldın
Pençe vurup sarı teli sızlatma

Ay geçer yıl geçer uzarsa ara
Giyin kara libas yaslan duvara
Yanından göğsünden açılır yara
Yar gelmezse yaraların elletme

Sen petek misali Veysel’de arı
İnleşir beraber yapardık balı
Ben bir insanoğlu sen bir dut dalı
Ben babamı sen ustanı unutma.

Aşık Veysel Şatıroğlu

5 Haziran 2017

Müzik, Ritm ve İnsan Beyni Arasındaki Sırlı İlişki

 

Müzik, notalarda değil notalar arasındaki sessizliklerdedir.   —Wolfgang Amadeus Mozart

Beyin görüntüleme ve zihinsel beceri ölçümleri sonucu elde edilen bulgulara göre vurmalı çalgı çalanların zihin haritalarında ciddi farklılıklar ortaya çıkmış. Nörobilim, müzisyen ve müzikologlar, müziğin evrensel kurallarının insan beyni, fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerinin önemi nedeniyle daha çok araştırmalara konu olacağını belirtmişler. Bu araştırmada elde edilen sonuçların özeti:

  • Vurmalı çalgı çalanların farkı: Araştırmaya konu olan bu kişilerin “iyi zamanlama” yapmaları ve odaklanma becerilerinin çalgı çalmayan kişilere göre farklı olduğu.
  • Davulcunun “Huşu” su: Davuldan ya da bendirden yayılan müziğin yol açtığı endorfin bolluğu içinde huşu bulan çalgıcı, kendini duygusal ve fiziksel olarak daha iyi hissediyor, adeta iyi bir terapiden geçmiş gibi.
  • Acı Eşiği: Çalgıcının ağrı-acı eşiği yükseliyor, fizyolojik denge ölçümleri yeniden düzenleniyor.
  • Odaklı Dikkat: Hayatının diğer alanlarında da dikkat, odaklanma ve problem çözme becerilende artış oluyor.
  • Ritmin Büyüsü: Olumlu duyguların ortaya çıkmasına sebep olan bazı tınılar ve müzik türleri, insanın psikolojik ve fizyolojik durumuna ciddi oranda etki ediyor, nörolojik ve diğer bazı hastalıklara şifa oluyor.

Sonuçta herkes bir çalgı çalmayabilir ama hoşuna giden müziği seçip dinleyerek kendini iyi hissedebilir. Dikkat alanını temizleyebilir ve ruhuna canlılık katabilir.

Yaradılışın başından beri var olduğuna inanılan müzik, Babil’den Şaman topluluklarına; Anadolu medeniyetlerinden günümüze kadar insan yaşantısının önemli bir parçası ve eskilerin dediği gibi “ruhun gıdası” olmuş. Sufi veya mistik gelenekte dervişler için müziğin vazgeçilmez oluşu ve toplantılarında, cemlerde özellikle bendir/def çalınması da ruhu sıcak ve canlı tutmak içinmiş.

https://www.youtube.com/watch?v=UWNrn31UXlU

Duygu Bruce

2 Mayıs, 2017

Kaynaklar: David Eagleman Laboratories, Karolinska Institute, Dunbar, R. Oxford Psychologists, Evolutionary Psychology, April 2017.

Bir Sabah Müzik Sesi ve Kahve Kokusu Eşliğinde Küçük Bir Gezinti


Viyana’da güneşli ılık bir sonbahar sabahı. Müzik dolu bir şehir, sanki yıllar boyu bestelenen, çalınan, yaşanan müziklerin notalarıyla salınıyor. Havada kahveler ve fırınlardan yükselen kokular, gençler enstrümanlarıyla birlikte müzik akademisi ve opera binasına gidiyorlar. Müzik, sabahın erken saatlerinde başlayan yaşamla iç içe. Bir de sokakların birinde Mozart’ın notaları yükselmeye başlayınca insanın ruhu neşe doluyor. (daha&helliip;)