‘insan’ etiketi

İnsanın 5 Temel Duygusu ve Bedendeki Yerleri

İnsanın iç veya dış uyaranlar karşısında hissettiği duygular yaşama adaptasyonu ve devamlılığını sağlayan psikolojik ve fizyolojik tepkiler olarak tanımlanır. Evrenseldir ve varlığı gereklidir.

Bu temel duyguların eksik ve aşırı olması durumunda ise dengeden uzaklaşıldığı oranda işlevsel bozukluk belirtileri kendini göstermeye başlar. Eksiklik veya aşırılığın dozuna ve süresine göre ilgili hastalıkları tetikleyebilir.

Çeşitli duygusal deneyimlerinde insan tepkilerine ve içine bakarak ne hissettiğinin farkında olursa fiziksel, psikolojik ve ruhsal olarak kendini daha iyi tanımlayabilir. Kendini tanıdıkça tepkilerini kontrol etmeyi, aşırıya kaçan duygularını yatıştırmayı veya eksik hissedilenleri tamamlamayı düşünebilir. İnsan her iniş çıkışta dengeyi tekrar kurmak için çabaladıkça aslında öz denetimi üzerinde çalışmış olur. Böylece hem psikolojik hem ruhsal olarak gelişimini sürdürür. Fiziksel sağlığını da korumuş olur.

Duyguların ifadesi ile ilgili olarak seyrettiğim en hoş filmlerden biri Inside Out –ailesinin taşınma kararıyla şehir değiştiren 11 yaşındaki bir kızın duyguları ve nasıl başa çıkabildiği ile ilgili gerçekçi temsillerle dolu bir film.

https://www.youtube.com/watch?v=_MC3XuMvsDI

 

Duygu Bruce

12 Haziran 2017

Resim: Danny McBride

Müzik, Ritm ve İnsan Beyni Arasındaki Sırlı İlişki

 

Müzik, notalarda değil notalar arasındaki sessizliklerdedir.   —Wolfgang Amadeus Mozart

Beyin görüntüleme ve zihinsel beceri ölçümleri sonucu elde edilen bulgulara göre vurmalı çalgı çalanların zihin haritalarında ciddi farklılıklar ortaya çıkmış. Nörobilim, müzisyen ve müzikologlar, müziğin evrensel kurallarının insan beyni, fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerindeki etkilerinin önemi nedeniyle daha çok araştırmalara konu olacağını belirtmişler. Bu araştırmada elde edilen sonuçların özeti:

  • Vurmalı çalgı çalanların farkı: Araştırmaya konu olan bu kişilerin “iyi zamanlama” yapmaları ve odaklanma becerilerinin çalgı çalmayan kişilere göre farklı olduğu.
  • Davulcunun “Huşu” su: Davuldan ya da bendirden yayılan müziğin yol açtığı endorfin bolluğu içinde huşu bulan çalgıcı, kendini duygusal ve fiziksel olarak daha iyi hissediyor, adeta iyi bir terapiden geçmiş gibi.
  • Acı Eşiği: Çalgıcının ağrı-acı eşiği yükseliyor, fizyolojik denge ölçümleri yeniden düzenleniyor.
  • Odaklı Dikkat: Hayatının diğer alanlarında da dikkat, odaklanma ve problem çözme becerilende artış oluyor.
  • Ritmin Büyüsü: Olumlu duyguların ortaya çıkmasına sebep olan bazı tınılar ve müzik türleri, insanın psikolojik ve fizyolojik durumuna ciddi oranda etki ediyor, nörolojik ve diğer bazı hastalıklara şifa oluyor.

Sonuçta herkes bir çalgı çalmayabilir ama hoşuna giden müziği seçip dinleyerek kendini iyi hissedebilir. Dikkat alanını temizleyebilir ve ruhuna canlılık katabilir.

Yaradılışın başından beri var olduğuna inanılan müzik, Babil’den Şaman topluluklarına; Anadolu medeniyetlerinden günümüze kadar insan yaşantısının önemli bir parçası ve eskilerin dediği gibi “ruhun gıdası” olmuş. Sufi veya mistik gelenekte dervişler için müziğin vazgeçilmez oluşu ve toplantılarında, cemlerde özellikle bendir/def çalınması da ruhu sıcak ve canlı tutmak içinmiş.

https://www.youtube.com/watch?v=UWNrn31UXlU

Duygu Bruce

2 Mayıs, 2017

Kaynaklar: David Eagleman Laboratories, Karolinska Institute, Dunbar, R. Oxford Psychologists, Evolutionary Psychology, April 2017.

Zihinsel sağlığına iyi bakan insanların gösterdiği 5 tutum

Birçok insan için zihnen “iyi” halde olmak mutlu olmakla eş anlamlıdır. Zihinsel sağlığına dikkat eden kişiler, zihnin de aynı beden gibi bakım ve özen istediğini bilirler. İnsan her gün binlerce olumlu ve olumsuz düşüncenin gelip geçtiği zihinsel alanı, çeşit çeşit duyguları ile bir yandan da sürekli maruz kaldığı çevre koşulları ve dış etkenler arasında yaşamını sürdürürken, ne yapar da zihnini temiz, işler ve sağlıklı tutabilir? İşte zihinsel “iyilik” konusunda olumlu sonuç elde eden kişilerin yaptıkları 5 uygulama:

  • Dikkat ve farkındalık (mindfulness): Gün içinde 3 dakika için durup o günkü hareketlerine, seçimlerine ve ilişkilerine dikkatlice bakıp, verdikleri tepkileri gözden geçiriyorlar.
  • İyiyi görmek: Çevrelerinde olup bitende ve etkileşim halinde oldukları kişilerde iyi olan bir tarafı yakalamak için telkin egzersizleri yapıyorlar.
  • Kendine şefkat göstermek: Kendine şefkatle bakmayı öğrenmek için, mükemmel olmadığını kabul etmek ve hatalarını hoş görmek için çabalıyorlar.
  • Fiziksel sağlık: Fiziksel sağlığına dikkat edenin zihinsel sağlığına dikkat etmesi de kolaylaşıyor. Bedeni güçlü durumda olan kişi, kendini duygusal olarak daha ‘iyi’ hissederken, algısı daha berrak oluyor, aynı zamanda stress ve depresyon oranları düşüyor.
  • Yardımsever olmak: Bu kişiler başkalarına yardım etmeyi benimsemişler. Bunun sonucunda mutluluk düzeyleri daha yüksek ve mutlu kalma süreleri mutlaka daha uzun oluyor, ve daha uzun yaşıyorlar.

 

Duygu Bruce

24 Nisan, 2017

Kaynak: Psychology Today, Mart 2017.

Ivan Denisoviç’in Hayatında Bir Gün

ivan

Diktatörün muhbirleri heryerdeydi. Çok sayıda yüksek askeri kumandanını, kendine karşı gelebilirler korkusuyla öldürmüş ya da kamplara hapse göndermişti. Bununla kalmayıp, kendi partisinin bir çok üyesini, yazar çizerleri, bilim insanlarını, hatta yardımcılarını, yakın arkadaşlarını dahi saf dışı bırakmıştı. Milyonlarca insan tutuklanmış ve Stalin iktidarına zenginlik katmak için Sibirya’ya elmas, altın ve petrol çıkarmaya gönderilmişti. Gulag denen bu kampların varlığı dahi, Stalin Rusya’sında sıradan bir insanın korku içinde susması için yeterliydi. Bu kamplardan tek kaçış, soğuk, karanlık ve uçsuz bucaksız bomboş tundralarda insanı bekleyen ölümden başka bir şey değildi.

Kapı her an çalabilirdi. En sağlamı dilini tutmaktı.”

 Ivan Denisovich’in Hayatında Bir Gün, görevine sadık bir Rus askerinin iftiraya uğrayarak ihanetle suçlanması sonucu sürüldüğü Sibirya’da bir çalışma kampında geçirdiği 10 yıllık mahkumiyetin gerçek hikayesi. Hikayenin kahramanı olan Sukhov, gerçekte A. Solzhenitsyn’in kendisi.

Bir zamanlar evi ve ailesi olan, görevini vicdanıyla yapan Sukhov’un hikayesi soğuk ve açlığın hüküm sürdüğü, düşünmenin bile serbest olmadığı bu kampta geçer. Zulüm ve insanlık dışı koşullara karşın insan onurunu, cesaretini ve iç gücünü nasıl saklayabilir?

Sabah herzamanki gibi geldi. Barakaların pencereleri donmuş, duvarların tavanla birleştiği yerler de buz tutmuştu. En az bir ay daha tek bir sıcak köşe olmayacaktı. Ateş sözkonusu değildi çünkü ateşi tutuşturacak bir şey yoktu. Bırak işin seni ısıtsın. Bu tek kurtuluşundu.

 Sukhov kalkmadı. Ranzanın üst katında başı battaniyeye gömülü, ayaklarını ceketin koluna sokmuş olarak yatmaya devam etti. Uykunun dışında, mahkumun, kendisi için yaşadığı tek zaman kahvaltıdaki on dakika, öğlen ve akşam yemeklerindeki beş dakikaydı.

 …Sukhov ekmeğini parmaklarına kadar yedi, sadece kıyısını sakladı. Onu bir beze sardı ve usulca ceketinin cebine kaydırdı, soğuğa karşı düğmelerini ilikledi ve çalışmaya hazırlandı.

 İşini seviyordu, üstelik çimentoyu kararken ve duvarı itinayla ve sabırla örerken gurur duyuyordu. Ancak bu sayede insan olarak kalabilirdi. Dondurucu soğukta, eli ayağı hissetmiyorken, kampta bir günü daha sağ salim geçirdiğini düşündü.

 Zulüm altında, ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgide gün ve gün fiziksel yaşamını sürdürmeye çalışırken bir yandan da kendini insan kılan onurunu ve sevgisini unutmamaya çalışan bir insanın mücadelesini anlatan kitabın yorum bölümünde şöyle yazar:

Ben onun yerinde olsam ne yapardım? Çok insanca bir soru —ya kendimizi birbiriyle ilişiği olmayan ayrı bireyler olarak görürürüz ya da özde birbirine çok benzeyen insanlar olduğumuzu ancak farklı koşullarda hayata geliverdiğimizi gözlemleriz.

Herbirimiz kendimizi farklı hayat koşullarında bulsak dahi bizi insan yapan nedir?

Duygu Bruce   5 Aralık, 2016

 

Alexander Solzhenitsyn. One Day In the Life of Ivan Denisovich. 50th Anniversary edition. 1st ed 1963. New York: Penguin Group. Original published in Russian in 1962.

Türkçe çevirisi:  Alexander Solzhenitsyn. İvan Denisoviç’in Bir Günü. 2. Baskı. İstanbul: İletişim Yayınları, 2013.

 

 

 

Hayatın İniş Çıkışlarında Mutluluğu Sürdürebilen İnsanların 10 Özelliği

family Monica A.

  • Öğrenmeye meraklı ve hevesli
  • Diğerleriyle rahat ilişki kurabilen
  • Halden anlayan, yardımsever
  • Günlük yapılacaklar listesini gerçekçi tutan
  • Yenilgiye ve hata yapmaya hazır
  • Şükreden
  • Aklı selim sahibi ve kullanıcısı
  • Dikkatini odaklayabilen
  • İşini görev aşkıyla yapan
  • Umudu, kendi çabalarında bulan kişiler

Psikolojik araştırmalara göre bu kişiler kendilerini iyi tanıyor; gerçekçi ve pragmatik bir bakışa sahip olduklarından neyi yapıp neyi yapamayacaklarının farkındalar. Olumsuz düşünceleri beslemiyor, daha az yoruluyor ve daha uzun yol koşucusu olabiliyorlar. Yenilenen motivasyonlarının kaynağı ise, gündelik hayatta yaptıklarının, büyük resimde hayata biçtikleri anlamla bağlantılı ve uyumlu oluşundan geliyor.

Duygu Bruce

15 Ağustos 2016

Murat Usta ve Ege’de Bir Gün

31082014se08-1

Temmuz sonu sıcak bir gün. Ege’de kavun zamanı. Murat Usta, dededen kalma tarlasında kavun yetiştirerek geçimini sağlayan biri. Neşeli, dinç, gözleri pırıl pırıl bir adam. Kavunlarını (daha&helliip;)