‘gönül’ etiketi

Ateşi Tutuşturan Ateşçibaşı ile Şah’ın Hikâyesi

Şah Mahmut bir akşam vakti kederli bir hâlde hamama gider.

Ateşçibaşı, hamamı ısıtan külhanın başında küllenen ateşi canlı tutmak için külhanı besler dururken ziyaretçiyi görünce gider, karşılar ve ona kenardaki kuru ekmekten getirir.

Ekmeği gören Şah Mahmut “Benim kim olduğumu bilse” der, “hayatını bağışlamam için benden af diler!”

Hamamda bir süre kaldıktan sonra gitmeye hazırlanan Şah’a fakir ateşçibaşı şöyler der:

“Gösterecek fazla bir şeyim yok- evimi gördün, yemeğimi gördün. Sen benim, beklenmedik misafirim oldun, sana ekmeğimin en iyisini getirdim. Eğer bir gün keder sararsa yüreğini tekrar gel misafirim ol. Eğer kral olmasaydın memnun kalırdın. Bense bu ateşi küreklemekten memnunum; bak senden ne eksik ne fazlayım…ama senin yanında bir hiçim şahım.”

Bundan etkilenen Şah yedi kez döner gelir ve ateşin nasıl tutulduğunu görür. Sonunda bir gün der ki: “ Bırak bu büyük ateşi körüklemeyi bırak da dile benden ne dilersen.”

“Ben fakir bir dilenciyim sadece” der ateşçi, “ Şah’ın yanında zaten her ihtiyacım karşılanır.”

Şah Mahmut ısrar eder: “Dile, ne istersen dile, unut bu ateşi de, kral ol!” Ateşçibaşı cevaplar:

Umudum şudur : Sultan’ım beni arada bu karanlık inde ziyarete gelsin, onun varlığı benim saltanatım olur. Mülk senin, veren el de senin ama ocağa bakanın yaşam derdi başka. Devletin başında olup seni görmemektense bu karanlık, isi kara ocakta senle oturmak bana yeğ. Burası benim tâlih yerim, şimdi burayı bırakmak bana yanlış, buraya aitim ben. Hem de burada dost olmuşum Sultan’ımla. Hiçbir şey uğruna vazgeçemem ki bundan. Sen burdayken hamam parlar, senden gayrı ne dileyeyim senden? Senin hizmekârın olmaktan başka tâlihe tamah ederse gönlüm, ölüm bana yeğ. Devletli olmuşum, mülk, hüküm sahibi olmuşum bana ne ki? Tek isteğim zaman zaman bana misafir olman.

Bak ateşçibaşının aşkla yanan gönlünden öğren, aşkla kalp nelere dayanır. Senin gönlünde de birşeyler kıpırdarsa eğer, böyle tutun ona, sarıl eteklerine. Bil ki ona da dokunmuştur, bırakıp gitme.

O bir deniz; senden istediği ise sadece bir damla.

26 Aralık, 2016

Attar, Farid Ud-din, Kuşların Konferansı : 2847-2862 İng. Çeviri: Conference of the Birds, Afkham Darbandi ve Dick Davis, Penguin Classics, 1984, 2011.

Ressamların Bahsi

Gizli bilgiden bir örnek istersen Rum ülkesi halkıyla Çinlilerin hikayesini söyle.

Çinliler, biz daha usta ressamız dediler; Rum ülkesi ressamları da bizim ustalığımız daha üstündür davasına giriştiler. Padişah, davanızda hanginiz haklısınız; anlamak için sizi sınamak isterim dedi. Çin ressamlarıyla Rum ressamları huzura geldiler; Rum ülkesi ressamları resim yapmayı daha iyi biliyorlardı. Çinliler, bize bir oda ayırın, verin, bir oda da sizin olsun dediler. (daha&helliip;)