‘dost’ etiketi

Sokrates’in Evi

Sokrates kendine bir ev yaptırmıştı.

Herkes bir tarafını kötüledi.

Kimi: “İçi güzel olmamış” diye çıkıştı;

Kimi de: “Fazlaca bayağı!” dedi.

Biri kalkıp cephesini tenkit ediyordu;

Ekserisi de: “Odaları küçük diyordu,

Dostlarını bunun neresine sığdıracak?”

Sokrates o zaman şöyle buyurdu:

“Evim sahici dostlarımı alacak ancak.”

 

Hakkı vardı Sokrates’in elbette

Evini bunlar için fazla geniş görmekte.

Dost diyip çıkıyoruz her rastladığımıza.

Bu adı herkese veriririz ama,

Dost ne kadar az bulunur gerçekte!

 

La Fontaine –Çeviri:Orhan Veli

30 Ocak, 2017

Aç Artık Dost Kollarını

 

6e340fed0a02b17edd1eff038d53c380 Aç artık dost kollarını,
Gel ey dostum yavaş yavaş.
Yol karanlık gözüm görmez,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Dardayım gel artık ulaş,
Muhabbet yolunu dolaş.
Sensin dost yarama ilaç,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Haydar’ı Şah senin adın,
Bilirim sende muradım.
Çok peygambere uğradım,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Artık bana aç kolları,
Yağmur geçti, yağar dolu.
Boynumda gezer dost kolu,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Sanadır bu sözüm sana,
Artık al ulu divana.
Kavruldum dost yana yana,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Pir Sultan başka yol bilmez,
Senin bu yolundan dönmez.
Alev oldu gayrı sönmez,
Gel ey dostum yavaş yavaş.

Pir Sultan Abdal

11 Aralık, 2016

 

Şah Mesud ve Balıkçı Çocuğun Hikayesi

1ec643b082ae5cb5c17076289e1c48a72-2-copy

Şah Mesud bir gün yolda giderken ordusundan ayrıldı.

Yalnız başına rüzgar gibi koşturdu atını

Denizin kıyısında oturmuş çocuğu görene dek.

Balık tutuyordu çocuk –tam oltasını atacak iken

Şah onu, dostça bir bakışla selamlayarak atından indi.

(daha&helliip;)

İnsanın Aşk Hâlleri


İnsan aşkı arar.

İnsan olmanın en temel hâllerinden biri aşık olmak. Ama ne tür bir aşk bu? O kadar çok çeşidi var ki. Ferzan Özpetek, Ayşe Arman ile yaptığı röportajda şöyle tanımlamış aşkı:

Aşk, herkesi birbirine bağlayan bir ip!… Kendimi çaresiz hissettiğim anlarda aşkı düşünürüm ben. Çünkü bizi kurtaran, herşeyi değiştiren, olanaksızı olanaklı, çirkini güzel, kabul edilemez olanı kabul edilebilir kılan aşk! Herşey onun vasıtasıyla yürüyor. Hayattaki en önemli şey aşk. Aşk dediğin, dostuna duyduğun aşk, toprağa duyduğun aşk, işine duyduğun aşk…aşk dünyayı döndüren duygu. Bizi kurtaracak tek şey de aşk!

(daha&helliip;)

Sosyal ağlarımız, arkadaşlarımız, hercai ilişkiler ve gündelik karşılaşmalar arasında bir dostluk tarifi

“Belli dost bellisiz işlerde belli olur.”

  Certus incertus cerni.

Lise yıllarında, zaman zaman hepimizin yaptığı bir hesap vardı: arkadaşlarımızı gözden geçirir, kaç tanesini gelip geçen hercai arkadaş, kaçının durumsal ya da biraz daha kalıcı arkadaş olduğunu; kaç tanesini ise gerçek dost olarak kenara ayırabileceğimizi inceden inceye hesaplardık. Bu hesapları karşılaştırdığımızda görürdük ki dost olarak kabul ettiklerimiz bir ya da iki kişiyi geçmezdi. Bazen de yaşanan bir hayal kırıklığı sonucunda dünya üzerinde gerçek dostluk var mıdır, tarifi nasıldır diye sorgulayıp, net bir cevap bulamadan soruyu beklemeye alır; sonrasında ise elde var bir, kalan bir hesapları ile sağlama yeniden yapılır, dostluk yüce tutulur ve en azından bağlardan biri korunurdu. (daha&helliip;)

Aşk Hali

Aşık, aşkından deli divane halde başka hiçbirşey düşünemez olur. Aklı fikri sevgilisinde, onunla olmadığı zamanda onun hayaliyle yaşar, için için onunla konuşur. Aynaya bakar, kendini onun gözünden görür. Düşünür acaba şimdi o ne yapıyor, o ne düşünüyordur…Uykuya dalarken yine aklında o vardır, gözünü açar aklına ilk gelen şey sevgilisidir, gözleri, çehresi, gülümseyişidir…Nereye gitse, aşkla doludur, diğer işler önemsizleşir. Kimi zaman kendi kendine güler, kimi zaman içini çeker. Aşk hallerini yazmakla bitmez, kelimelere sığmaz. Yaradılışın en başından beri var olan aşk, doğuda batıda tüm dünya edebiyatlarına, müziğe, ruha ilham kaynağı olur, etkileri yaşamda ve hatırlarda kalır… (daha&helliip;)