Ege’lilerin sevip saydıkları bir evliyadır Sarı Ana. Marmaris’in bir tepesinde yatar. Gani gönüllü, himmeti bol, güleryüzlü bir evliyadır ama asıl işi Egeli balıkçılarladır. Balığa çıkanlar onun iznini alırlar, ona sorarlar, ondan sonra balığa çıkarlar.

Sarı Ana’yla ilgili bir hikayeyi kutlu  Derviş İsmail Dede anlatır:

Bozburun’dan Marmaris’e bir motorla geliyorduk. Yedi candık. Müthiş bir fırtınaya tutulduk. Motorumuz ceviz kabuğu gibi çalkalanıp duruyordu. Motordakiler duaya vardılar. Durup durup “Yetiş Sarı Ana…Medet Sarı Ana!” diye seslendiler. Sarı Ana bu feryatları duymuş olmalı ki yavaş yavaş kara bulutlar çözüldü, kara suların rengi açıldı, denizin öfkesi dindi. Ben Sarı Ana’yı böyle tanıdım.

Sarı Ana, Yavuz Sultan Selim devrinde yaşamış, varlığının ışığı çevresini aydınlatan mutlu bir kadınmış. Yavuz, Rodos’u fetih niyetiyle yola çıktığı vakit Marmaris’e uğramış. Şehrin büyükleri tarafından ağırlanmış ve onlara sormuş:

“Memleketin ulusu kimdir? Kimin ziyaretine varıp duasını talep edelim?”

Hepsi bir ağızdan “Sarı Ana’nın” demişler. Hünkar, onun sakin bir tepenin üzerindeki küçücük evine varmış.

“Zafer bize nasip midir?” diye sormuş.

Sarı Ana önce bir murakebeye vardıktan sonra:

“Ordunda kimsenin yanında haram nesne yoksa zafer senindir“ demiş.

“Bunu nasıl anlayabilirm Sarı Ana?”

“Şimdi armut mevsimidir, Hünkarım. Askerin torbasına baksınlar. Armut varsa, bu Marmaris’in bahçelerinden toplanmış haram nesnedir. Ancak senden benim de bir niyazım var. Torbasından haram armut çıkan neferlere zinhar dokunmıyasın, onlara verilecek en ağır ceza gazadan menetmektir. Emir ver, onlar memleketlerine dönsünler!”

Ordugâha dönünce birden askerlerin torbaları aranır ve birkaçında haram armut çıkar. Bunlar ordu arasından ayrıldıktan sonra, Rodos’a gidenler adayı kolaylıkla fethederler. Hünkar, Sarı Ana’yı unutmaz.  Gönlünü hoş tutmak, duasını almak için her fırsattan faydalanır.

Sarı Ana Hak katında sözü nazı geçen bir ulu sultan olduğundan Hünkar gibi asırlar da onu unutturmamıştır.

Her veli gibi o da kapısına gelen kimseyi boş çevirmez, her elini uzatana o  da elini uzatır ama asıl Egeli denizcilerin ve balıkçıların evliyasıdır.

Kaynak:

Araz, N. Anadolu Evliyaları. İstanbul: Fatiş Yayınevi. 1958.

20 Haziran, 2016

Yorumlar