1ec643b082ae5cb5c17076289e1c48a72-2-copy

Şah Mesud bir gün yolda giderken ordusundan ayrıldı.

Yalnız başına rüzgar gibi koşturdu atını

Denizin kıyısında oturmuş çocuğu görene dek.

Balık tutuyordu çocuk –tam oltasını atacak iken

Şah onu, dostça bir bakışla selamlayarak atından indi.

Yanına oturdu ama gönlü kederli çocuk zorla gülümsedi.

“Gördüğüm en kederli çocuksun. Nedir derdinin sebebi ?”

“Babasız kalmış yedi çocuğuz. Bir balık tutmak için hergün olta atar beklerim” dedi çocuk usulca.

“Annemiz kötürüm, fakiriz, yiyecek bulmak için bu kıyı uğrak yerimdir.

Tan vakti gelir akşam çökene kadar kalır beklerim.

Bütün bu zahmet ve emeğin sonucu tekrar gelene kadar bize bir öğün yemek olmalıdır beyim.”

Şah, “ Ortak olalım ister misin?” dedi.

Çocuk razı geldi ve Şah hemen oltayı denize doğru attı.

O gün çocuk yüzlerce balık tuttu, o kadar balığı görünce, “Şaşırdım bu devlet bu servet benim mi?” dedi hayretler içinde.

“Evet talihin pek açık, senden yana çalıştı” dedi Şah.

“Talihini kabul et, nasıl olduğunu anlamaya çalışma. Şimdi benden daha mutlusun bak yüce devlete erdin, sana balık tutan bir padişahdır” dedi ve atına atladı.

Çocuk içtenlikle “Ama payına düşeni al!” diye seslendi. “Ancak budur adil olan.”

Şah, “Bugün payımı almayacağım, hepsi senin olsun. Yarınki avım sensin, şüphesiz ben avımı kimseye vermem” dedi.

Ertesi gün Şah, sarayın çardağında gezerken ortağını hatırladı.

Bir kaptanını gönderdi ve çocuğu saraya getirtti, tahtın yanında ona yer verdi.

Herkes, “Şahım bu yoksuldur” dediler.

Şah buyurdu, “Ne olursa olsun o, benim dostumdur, ortağımdır ve bu da yeterlidir. ”

Çocuk kendisiyle alay eden herkese tek cevabı verdi:

“Devletin sahibi hükümdar bir gün bana uğradı. Yas gitti, neşe geldi.”

Farid Ud-din ATTAR, The Conference of the Birds, Penguin Classics. 1984. Türkçe Çevirisi: Kuşların Diliyle: Mantık-ut Tayr

 

Yorumlar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.