Merkez Efendi’nin Çiçekleri

1818 Halveti tarikatından olup İstanbul’da yaşayan Sünbül Efendi kendisine halef olacak kişiyi arar. Bu arayışa sebep müritlerini tekkeyi süslemeleri için çiçek toplamaya gönderir. Müritlerin herbiri çok güzel çiçek demetleriyle geri dönerler. İçlerinde sadece bir tanesi –Merkez Efendi– küçük boynu bükülmüş bir bitkiyle gelir. Neden ustasına layık bir şey getirmediği sorulunca şu cevabı verir:

Tüm çiçekler Allah’ı anmakla meşgul iken nasıl onların duasını bozabilirdim ki? Baktım etrafa, bir çiçek duasını bitirmişti. Ben de onu getirdim.

Bunun üzerine kendisi Sünbül Efendi’nin halefi olur. Bugün Merkez Efendi adını taşıyan türbesi eski İstanbul surlarının kenarındadır.

Schimmel, A. 1975. Mystical Dimensions of Islam. NC: The University of North Carolina Press. S.46

 

Nice Aşklar

Hakk’ı arar isen kalbinde ara
Kudüs’te Mekke’de Hac’da değildir.

Yunus Emre

Yunus Emre için Aşk ceylandır, akan ırmaktır, buğday tanesidir, çiçektir, bülbüldür, her yerde her yaratık O’nu över, zikreder. Bu nice aşktır…

Sen burda garip mi geldin
Niçin ağlarsın bülbül hey
Karlı dağları mi aştın
Derin ırmaklar mı geçtin
Yarinden ayrı mı düştün
Niçin ağlarsın bülbül hey
 Uykudan gözüm uyandı
Uyandı kana boyandı
Yandı şol yüreğim yandı
Niçin ağlarsın bülbül hey…

 (Yunus Emre Divanı, s.111)

Ressamların Bahsi

Gizli bilgiden bir örnek istersen Rum ülkesi halkıyla Çinlilerin hikayesini söyle.

Çinliler, biz daha usta ressamız dediler; Rum ülkesi ressamları da bizim ustalığımız daha üstündür davasına giriştiler. Padişah, davanızda hanginiz haklısınız; anlamak için sizi sınamak isterim dedi. Çin ressamlarıyla Rum ressamları huzura geldiler; Rum ülkesi ressamları resim yapmayı daha iyi biliyorlardı. Çinliler, bize bir oda ayırın, verin, bir oda da sizin olsun dediler. (daha&helliip;)

Gleiser, Yıldız Tozu, Doğu’nun Işığı

Yaradılışla ilgili çok sayıda mitolojik hikaye, efsane, masallar dilden dile anlatılmış. Çağlar boyunca her kültürde semboller, metaforlarla evren ve insan resmedilmiş. Bugün fizikçiler “herşeyin teorisi” üzerinde çalışırlarken, mitler, efsaneler, masallar, hangi kültürde olursa olsun “nereden geldik” sorusuna cevap arayan birçok insan için hala ilgi çekici.

Bilinen en eski efsanelerden biri olan Asur’da (İ.Ö.800) yaradılış beş tanrı ile başlar: Anu –hava, Enlil –toprak,  Shamash –güneş veya ateş, Ea –su. Bu dört element kader tanrısı Anunkak ile birleşerek zaman içinde varlığı ortaya çıkarır. Yaradılış böyle başlar. (daha&helliip;)

Dancing Universe

Fizik ve astronomi profesorü Marcelo Gleiser kitabın  ilk bölümünde fiziği şöyle tarif ediyor: “Fizik tabiatla oynanan bir oyundur.” Sonrasında  R. Feynman ‘ın şu sözlerini örnek verir: (daha&helliip;)

Mutluluk

Nerede mutlu olsak?

Nasıl mutlu olsak?

Ne zaman gelecek mutluluk? Yaşadığımız sürece bu konu gündemimizde her dem taze. Değerlendirmeler, ölçümler derken: az ya da çok mutlu, aşağı yukarı mutlu, bazen var ya da bazen yok, oldu ya da olacak, geçmişte, şimdi, gelecekte…bir zamanda ve mekanda buluruz kendimizi. Belki en son mutlu olduğumuz halin anısı canlanır ya da gelecek mutluluklara dair bir hayal belirir gözümüzde … (daha&helliip;)

Baharın İlk Sabahları

Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.

Orhan Veli Kanık

Bagavat Gita

Kutsal bir Hint destanı, tarihi bazı kaynaklara göre İsa’dan birkaç yüzyıl önce, kimine göre de İsa’dan 3000 yıl önce yazılmış. Doğu felsefesi ve mistisizminin özünün çıkarılmış hali ve tüm hint doktrinlerinin üzerinde bir başyapıt olarak tanımlanıyor.

Destan, adalet uğruna akrabalarına karşı savaşması gereken Prens Arcuna ile onun bindiği atlı arabanın sürücüsü kimliğini almış Tanrı Krişna arasındaki diyaloglardan oluşuyor. Prens Arcuna savaşmak istememekte, Krişna da ancak eyleme geçmekle idrak gücünün ve ruhunun zenginleşeceğini söyler. (daha&helliip;)

Şefkat Nasıl Bulaşır?

 

Güncel psikoloji literatüründe gündemi yüksek olan konu: compassion –türkçede şefkat olarak kullanılmakta. Diğeri için hissetmek ve onun acısını hafifletmek için yardım etmeye gönüllü olmak şeklinde tanımlanıyor. Empati ile farkı ise empati, diğerinin ne hissetiğini anlamaya çalışan bir perspektif edinmek iken şefkat, içimizde, ihtiyaç içinde olana doğrudan yardım etmek motivasyonunu da tetikliyor. Bu tür durumlarla karşılaştığımızda, şefkat sanki tabiatımızın bir parçasıymış gibi reaksiyon veriyoruz… (daha&helliip;)

1 9 10 11 12