‘Koçluk Yazıları’ Kategorisi

Çocukluk Korkuları, Kilitli Hatıralar ve Yapma Kimlikler

Istırap ve yaralarımız, onlara şefkatle dokunulduğunda iyileşmeye başlar.

—Buddha

Çocuklukta yaşanan travmaların ruh sağlığına etkileri ve yetişkin dönemde yapılan seçimler arasındaki bağlantıyı inceleyen seri araştırmaların sonuçları, çocuklukta maruz kalınan travmaların gelecek nesli ve toplumsal yönelimleri nasıl birebir şekillendirdiğini ortaya koyuyor:

Çocukluk Travması Tanımı: 18 yaş altında olan tüm çocukların maruz kaldığı benlik, beden ve ruhsal sağlıklarına dokunan kötü muamele.

Çocukluk Travmasının Genel Türleri:   

  • Fiziksel istismar (dayak, ağır ceza, korkutmak, tehdit, vb.)
  • Cinsel istismar (her türü)
  • Duygusal istismar (küfür, aşağılayıcı tutumlar, alay, utandırma, korumama, terketme ve ölüm korkusu tetikleyen sinyaller, vb.)
  • İhmal (fiziksel, duygusal, gelişimsel ihmal, seven, besleyen, emniyet hissi veren bir büyüğün yokluğu, maddi veya manevi ihtiyaçların karşılanmasında yoksunluk)

Erken yaşlarda bu tür muamelelere maruz kalan çocukların tüm korku ve acı hislerini öncelikle bedende hissettiklerini ve beden hafızasının bu deneyimleri hiç unutmadığını ispat eden araştırmalar, bu çocukların duygusal, bilişsel ve fizyolojik gelişimlerinin zarar gördüğünü bulmuş. Olumsuz etkilerin derecesi ise deneyimin yaşına, ne kadar sürdüğüne, ailede veya yakın çevrede aklı başında güvenebileceği bir büyüğün olup olmadığına bağlı olarak farklılık göstermekte.

Ortak nokta ise travmatik yaşantının verdiği acı ve yarattığı toksik stress içerisinde çocuğun varlığını sürdürebilmesi için hissettiği olumsuz duygu ve deneyimlerin izini, hafızasında bastırıp yok varsaymaya çalışması. Bunun faturası ise acı olan hislerini veya tam anlayamadığı deneyimleri yok varsayarken diğer yandan kendi öz benliğini, asıl istek ve ihtiyaçlarını, gelişmek yolunda olan gerçek kimliğini de yok varsaymasıdır. Çocukluğun temel korkusu olan sevilmeme ve terkedilme korkusuyla baş edebilmek için öğrendiği yaşamsal değeri olan bu savunma mekanizması sayesinde çocuk, kendine yabancılaşan, kendi hislerini bastıran, etrafındakilere göre kim olacağını belirleyen korkudan kendini unutmuş bir çocuk olur. Hatta sevilmediğinin ve istismarın farkındalığıyla kendinden iğrenmek, kendini aşağılamak ve ileride kendine daha da zarar verecek eğilimlerde bulunmaya hazır bir çocuktur artık.

Yaşanan travmanın süresi ve derecesine göre farklılıklar olsa da genelde, bu çocuklarda yetişkin döneme geçtiklerinde madde bağımlılığı, bedenlerine zarar verme ve sadistik-mazoşistik ilişki eğilimleri, ilişkilerde şiddete maruz kalmaya devam etme ve kendilerinin de şiddette başvurduğu, hepsinde ortak özellikler olarak saptanmış.

İyi haber ise farklı psikolojik müdahalelerle bu döngünün kırılabilir olması ve iyileştirici önlemlerin bulunması.

  • Güvenilir ve sağlam bir psikolojik destek almak.
  • Çocuğun etrafında onu koruyup gözetebilecek aklı başında bir yetişkinin bulunması.
  • Bu konuda aileye ya da yakınlarına eğitim ve sosyal hizmet desteği verebilecek toplumsal kuruluşlara başvurulması.
  • Çocuğun, yaratıcı bir faaliyet ile kendini ifade etmesi (müzik, resim, dans, şiir, vb.)
  • Onu cesaretlendirecek, öz güvenini ve benlik saygısını pekiştirecek söz ve davranışlarda bulunmak
  • Çocuğu duygusal olarak beslerken onun duygusal zekasını geliştirecek yöntemleri uygulamak.

 

Duygu Bruce

12 Mart, 2018

 

Kaynak: Miller A. 1997. The Drama of the Gifted Child. The Search for the True Self. New York: Basic Books

 

Kendine Olan Güveni Sağlam Tutmak İçin İşe Yarar Birkaç Yöntem

 

selfconfidance-copy1

İnsanın karşılaştığı bazı hayat olayları ya da bulunduğu koşullar öz güvenini kırılgan yapabilir. Bu duruma yol açan sebepler arasında karşılanmamış beklentiler, yakın ilişkilerde yaşanan hayal kırıklığı, tercih edilen yaşam koşullarını bulamama, işyerinde hakettiğini alamama düşüncesi, ya da yaşanan bir kayıp, vb olabilir.

Böyle zamanlarda kişi kendine biçtiği öz değeri, bulunduğu yeri ve hayat amacını sorgular. Bu değerlendirme sürecinde, kendine olan inancı ve umudu canlı tutmak, doğru şekilde harekete geçebilmek için çok önemlidir. Bu zamanda uygulanabilecek 7 etkili yöntem:

  • Beklenildiği gibi gitmeyen işlere rağmen kendinde olumlu birkaç taraf bulmak ve kendine şefkatle davranmak
  • Olumsuz düşünceleri susturmaya çalışmak, dikkati başka bir yöne çevirecek bir aktivite yapmak
  • Gelişim gücünün elinde olduğunu ve hâlâ yapabilecekleri olduğunu hatırlamak
  • Sosyal destek çemberini kullanmak
  • Kişisel değerlere uygun bir amaç bulup harekete geçmek
  • Başa gelen herşeyde kazanılacak bir ders ve gelişim fırsatı olduğunu bilmek
  • Ve dans etmek—- gerçekten morali arttıran ve inancı tazeleyen en etkin yöntemlerden biri dans etmek.

Duygu Bruce

21 Kasım 2016

Kaynak: Dweck, C. & Baumeister, R.

Mutluluk Sürelerini Arttıran 5 Basit Adım

 

b8da6944a7caa76acd731f9fb87013b0-copyHerkes daha mutlu olabilir, bilim bunu doğruluyor…

Mutluluğu arttıran ve daha kalıcı olmasını sağlayan etkenler, araştırmalara göre herkesin gündelik hayatta, istediği takdirde uygulayabileceği şeyler:

  • Besleyici ilişkiler kurmak ve devam ettirmek
  • Yeni deneyimler yaşamak
  • Başkalarına yardım etmek
  • Sahip olduklarından hoşnut kalmak

Aynı araştırmaların sonucunda, bilimsel olarak denenmiş ve işe yaramış –yani günlük hayatta uygulayanların mutluluklarını çoğaltmış 5 basit hareket:

  • Sevdiğiniz birisinin gününe neşe katmak için 5 dakikanızı harcayın.
  • Sizin için bir şey yapmış olan birisine teşekkür mail/mesajı gönderin.
  • İyi bir arkadaşınızla anlamlı bir görüşme yapın.
  • Yardıma ihtiyacı olan birine yardım için 30 saniyenizi ayrın.
  • Gözlerinizi kapatın ve mutlu bir anınızı hatırlayıp, tadını çıkarın.

Siz de kendinize uygun olanı listeden seçebilir veya dilerseniz yenisini ekleyebilirsiniz.

19 Eylül, 2016

Kaynak: The myths of happiness by Sonja Lyubomirsky.  Görsel: Mathou

 

 

 

Hayatın İniş Çıkışlarında Mutluluğu Sürdürebilen İnsanların 10 Özelliği

family Monica A.

  • Öğrenmeye meraklı ve hevesli
  • Diğerleriyle rahat ilişki kurabilen
  • Halden anlayan, yardımsever
  • Günlük yapılacaklar listesini gerçekçi tutan
  • Yenilgiye ve hata yapmaya hazır
  • Şükreden
  • Aklı selim sahibi ve kullanıcısı
  • Dikkatini odaklayabilen
  • İşini görev aşkıyla yapan
  • Umudu, kendi çabalarında bulan kişiler

Psikolojik araştırmalara göre bu kişiler kendilerini iyi tanıyor; gerçekçi ve pragmatik bir bakışa sahip olduklarından neyi yapıp neyi yapamayacaklarının farkındalar. Olumsuz düşünceleri beslemiyor, daha az yoruluyor ve daha uzun yol koşucusu olabiliyorlar. Yenilenen motivasyonlarının kaynağı ise, gündelik hayatta yaptıklarının, büyük resimde hayata biçtikleri anlamla bağlantılı ve uyumlu oluşundan geliyor.

Duygu Bruce

15 Ağustos 2016

Mutluluk: En Kolay Nerede, Nasıl, Kimle Buluruz?


Para, şöhret, statü ve güzellik, vb gibi dışa bağımlı amaçlar ve hedonistik zevkler, genelinde insanı kısa sürelerde mutlu edebiliyorken, buna karşılık daha kalıcı türden mutluluk ve huzuru yakalayan insanlar neyi farklı yapıyorlar sorusunu araştıran psikologların ortak bulguları:

  • Hayata bir anlam biçmek05
  • Bu anlama uygun amaçlar edinmek ve amacına uygun yaşamak
  • Toplumda aktif ve insanlarla etkileşim içinde yaşamak
  • Kendini gerçekleştirmenin de ötesine geçip daha büyük resme hizmet edecek birşeyler yapmak
  • Diğerlerine karşı yardımsever olmak

(daha&helliip;)

Okulda Uyum ve Başarıya Götüren Zihniyet


Öğrenciler, çoğunlukla zekanın doğuştan gelen değişmez bir özellik olduğuna inandıkları için başarının da zekayla doğru oranda otomatik olarak geldiğini düşünürler (Dweck, C.). Oysa beyin, alıştırma yaptıkça gelişen bir kas gibidir. Bu alıştırmanın önemli bir parçası çabadır. Çaba gösterip çok çalıştığınız her sefer yeni bir şey öğrenirsiniz, beyinde yeni bağlantılar oluşur ve sonucunda akıl yürütme ve kavrama yeteneğiniz artarak gelişir. (daha&helliip;)