Tanınmış bir bilim adamı, Duke ve Harvard üniversitelerinde 30 yılı aşan akademik hayatının yanısıra beyin cerrahı olarak çalışan Dr. Eben Alexander, bilimsel kanıt odaklı yaklaşıma sahip olan bir doktor. Bilincin beynin kimyasal ürünü olduğunu, fiziksel beynin sınırları dışında bilincin var olamayacağı görüşünde. Kısacası beyin durmuşsa, bilinç de yok demektir inancıyla çalışmakta. Yaşam sona erdiğinde ekran kararır ve gösteri biter. Dr. Alexander, bunun aksi deneyimleri yaşayanların anlattıklarını fantazi olarak kabul eder. Derken kendi beyni ölümcül bir bakteriyel menenjit saldırısına uğrar; 7 gün kaldığı komanın sonunda beynin hayati parçası olan neokorteksi artık yok denecek kadar hasar görmüştür, tıbben ölü sayılır. Kendi çalıştığı hastanede yatmaktadır ve meslekdaşları, çare olmadığını kabullenip tedaviyi sonlandırmayı tartışırken Dr. Alexander uyanır.

Uyanması bir tıp mucizesi iken kendisi, hikayenin görünmeyen tarafında, yaşadığı ölüm deneyiminin etkisindedir. Dr. Alexander’ın bedeni komada yatarken yaptığı yolculukta, gittiği alemler, orada ona rehberlik eden meleksi varlık, evrenin kaynağı ve ruhun bilinciyle dopdolu olarak uyanır. İşte bu derin deneyimini anlatmak için “Proof of Heaven” adlı kitabını yazar (Çeviri: Kanıt).

Kitabın başlangıcında şu söz yer alıyor:

“İnsan, olanı aramalı, olması gerektiğini düşündüğünü değil.

                                          —Albert Einstein (1879-1955)

Klan Yayınları, Istanbul, 2014.

 

 

 

 

 

Yorumlar