Eskiden milli bayramlarda şehirlerde, kasabalarda geçit törenleri yapılırdı. İzmir’de de ilk ve orta dereceli okullar önceden hazırlanır, bayrak taşıyacaklar, trampetçiler, izciler ve diğer formalılar için yürüyüş düzenleri belirlenir, provalar yapılırdı. Bayram günü sabahı sırayla tüm öğrenciler Atatürk Heykeli meydanında yerlerini alır ve Kordon boyunda yapılacak geçit töreni için heyecanlı bekleyiş başlardı. Hoparlörlerden Atatürk’ün sesi yayılır, ardından marşlar eşliğinde tören yürüyüşü başlardı.  Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar… İzmir marşı… coşku ile söylenirken yol kenarlarında toplanmış kalabalıklar aynı coşkuyla eşlik ederlerdi. Gaziler, şehit torunları buruk bir gururla büyük taarruz anılarını canlandırırlar, İstiklal Savaşı kahramanları, cefakâr kadınlar, askerler, saygı ile yâd edilirdi. Tarifi zor bir coşku ve sevinç dalgası herkesi sarardı!

Bu vatana sahip olmanın gururu ile tazelenen heyecan akşama dek sürerdi. Kapı önlerinde akşam sefaları açıp kokuları havaya karıştığı vakit sıra fener alayına gelir, gençler ellerinde meşaleler alay alay karanlığı yararak ilerlerdi.

Bugün de unutulmasın bu topraklarda kazanılmış zaferler, anılar bayramlarla tazelensin, unutulmasın geçmiş, çocuklara bayram havasını yaşatalım, İstiklal Savaşı’nı öğretelim, tarihimizi bilerek, sayarak vatan sevgisi ile büyüsünler.

Haydi gençler ne zorluklarla kazanılmış cumhuriyetimiz size emanet. Meşaleleri bırakmayın!

 

Duygu Bruce

29 Ağustos 2018

 

Yorumlar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.