Acemi genç üzerinde bir miktar altın taşıyordu. Bundan söz etmemiş olsa da Ermiş’in haberi vardı. Birlikte yola koyuldular – acemi ile ermiş. Yürüdükleri vadiye gece inmişti, çatallaşan yol, önlerinde ikiye ayrıldı. Alacakaranlıkta artık ilerisi seçilmiyordu. Acemi, altınlarını düşününce birden ürperdi. Endişeyle ürkerek sordu Ermiş’e : “ Hangi yolu nasihat edersin? Devam etmek için bu iki yoldan hangisi en iyisi olur ?” Ermiş:

“Saklayamadığını at, o zaman iki yol da olur –sen ver kararı…” der ve devam eder:“Bırak altın birinin kalbini kazansın, işte o zaman şeytan bile korkuyla kaçar önünden… oysa insanları aldatan nefsini tanımayan kral altın yüklü olsa da, şaşkın bir  budaladan başkası değildir. Dikkat et bak yoluna; bil ki parlak altınlar, dünya gözünü bağlamasın, yolunu şaşırtırmasın.”

 

25 Ekim, 2018

Farîd-od-Dîn ‘Attâr (1146-1221). The Canticle of the Birds (Kuşların Konferansı). Farsça’dan çevirenler: Afkham Darbandi and Dick Davis. Paris: Diane de Selliers, Éditeur, 2013.

İngilizceden çeviri: Duygu Bruce

Yorumlar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.