Nisan 2017

Bizim Memleket

İçinden tanırım ben o elleri,
Onlar ki zahirde viran olurlar;
Ardıçlı dağları, çamlı belleri
Aşanlar şi’rine hayran olurlar.

Dökülür köpüklü sular yarından,
Baharlar yaratır kışın karından;
İçenler sihirli pınarlarından
Şöyle bir silkinir, ceylan olurlar!..

Orada yaşayan erlerin içi
Bir yaşta yoğurur derdi, sevinci;
Onlar ki sabansız, tarlasız çiftçi,
Davarsız, kavalsız çoban olurlar.

Başıboş, kırlara salar tayını,
Elinden düşürmez okla yayını;
Ellere bırakır zafer payını,
Memleket yolunda kurban olurlar…

Faruk Nafiz Çamlıbel

27 Nisan 2017

Zihinsel sağlığına iyi bakan insanların gösterdiği 5 tutum

Birçok insan için zihnen “iyi” halde olmak mutlu olmakla eş anlamlıdır. Zihinsel sağlığına dikkat eden kişiler, zihnin de aynı beden gibi bakım ve özen istediğini bilirler. İnsan her gün binlerce olumlu ve olumsuz düşüncenin gelip geçtiği zihinsel alanı, çeşit çeşit duyguları ile bir yandan da sürekli maruz kaldığı çevre koşulları ve dış etkenler arasında yaşamını sürdürürken, ne yapar da zihnini temiz, işler ve sağlıklı tutabilir? İşte zihinsel “iyilik” konusunda olumlu sonuç elde eden kişilerin yaptıkları 5 uygulama:

  • Dikkat ve farkındalık (mindfulness): Gün içinde 3 dakika için durup o günkü hareketlerine, seçimlerine ve ilişkilerine dikkatlice bakıp, verdikleri tepkileri gözden geçiriyorlar.
  • İyiyi görmek: Çevrelerinde olup bitende ve etkileşim halinde oldukları kişilerde iyi olan bir tarafı yakalamak için telkin egzersizleri yapıyorlar.
  • Kendine şefkat göstermek: Kendine şefkatle bakmayı öğrenmek için, mükemmel olmadığını kabul etmek ve hatalarını hoş görmek için çabalıyorlar.
  • Fiziksel sağlık: Fiziksel sağlığına dikkat edenin zihinsel sağlığına dikkat etmesi de kolaylaşıyor. Bedeni güçlü durumda olan kişi, kendini duygusal olarak daha ‘iyi’ hissederken, algısı daha berrak oluyor, aynı zamanda stress ve depresyon oranları düşüyor.
  • Yardımsever olmak: Bu kişiler başkalarına yardım etmeyi benimsemişler. Bunun sonucunda mutluluk düzeyleri daha yüksek ve mutlu kalma süreleri mutlaka daha uzun oluyor, ve daha uzun yaşıyorlar.

 

Duygu Bruce

24 Nisan, 2017

Kaynak: Psychology Today, Mart 2017.

Bülbül Olsam

 

Bülbül olsam gül dalında şakırım,
Öz bağımda biten gül neme yetmez?
Süleyman’ım, kuş dilinden okurum,
Bana talim olan dil neme yetmez?

Aşkın kitabını aldım yazarım,
Daim Hakk’a doğru meylim, nazarım.
Neme gerek dağı, taşı gezerim,
Karşıda görünen yol neme yetmez?

Derviş oldum pir eteğin tutarım,
Hakk’a doğru çekilmiştir katarım.
Baykuş gibi garip garip öterim,
Issız viranlarda çöl neme yetmez?

Dünyanın ötesi neden malûmdur?
Bu ilmin sırrına eren âlimdir.
Az yaşa, çok yaşa sonu ölümdür,
Bana hırka ile çul neme yetmez?

Pir Sultan’ım, sırrın kimseler bilmez,
Tevekkül malını erteye koymaz.
Kişi kısmetinden ziyade yemez,
Bana kısmet olan mal neme yetmez?
Pir Sultan Abdal

11 Nisan 2017

Görsel: Hoa Hong Leo Phot

Ceviz Ağacı

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul’a.
Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul’u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Nazım Hikmet Ran

10 Nisan 2017

 

 

 

Kırmızı Saçlı Kadın ve Sphinks’in Kördüğümünü Çözen Oidipus

Otuz yıl öncesinin İstanbul’u, eski mahalleler, istasyon meydanı, Kurtuluş lokantası, has kitapçılar ve gezginci tiyatro kumpanyaları arasında geçen hayatları anlatır Orhan Pamuk Kırmızı Saçlı Kadın’da. İlk aşkın heyecanı, kaderi yazanlar, kuyu ustası ve çırağının bağları, sadakat, kayan yıldızların akşamlarında anlatılan efsaneleri ile okuyanı hemen içine çekiveren bir roman. Ön planda baskın olan aşk, kıskançlık, sorumluluk, özgürlük, suçluluk duyguları ve birey olma çabaları sürerken arka planda ülkenin tekrar yazılmakta olan tarihi, çarpışan ideolojiler arkasındaki insan tabiatı ve parayla olan ilişkisi.

Babasız oğullar ve oğlu olmayan babaların yaşantıları ile yaşayamadıkları, tüm hassaslığı ile anlatılan hikâyede, Şahnâme’nin kahramanı Rüstem ve Sührab ile Kral Oidipus’un trajedisi yeniden canlanıyor hatta öne çıkıyor. Nietzsche’in unutulmayan sözü “Babasını öldüren, annesiyle yatan, Sphinks’in kördüğümünü çözen Oidipus! Bu üçlü yazgının anlamı nedir?” yer alır kitabın başında. Kaderin örülüşü ve oidipal üçgenin her çağdaki insanın ve toplumun üzerinde var olan etkileri çarpıcı ve sürükleyici bir biçimde hikâye edilmiş.

Efsane ve insanca gerçeklerin ince bir ustalıkla iç içe geçtiği romanda Orhan Pamuk’un yazdığı gibi:

…hem içten hem de bir masal gibi olmalı. Hem yaşanmış bir hikâye gibi sahici, hem de bir efsane gibi tanıdık olmalı.

 

 

Duygu Bruce

4 Nisan, 2017

Resim: Gustave Moreau, Oedipus and the Sphinx. New York Metropolitan Museum of Art

Orhan Pamuk, Kırmızı Saçlı Kadın. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2016.