Ekim 2016

Yunus, Fırtına ve Balinanın Hikayesi

jonas

Yunus iyi bir insandı, Tanrı’ya inanır ve itaat ederdi. Bir gün Tanrı, ona Asur’un görkemli şehri Ninova’ya gitmesini ve oranın zenginlikten gözleri boyanmış halkına, yaptıkları kötülükleri bırakmalarını yoksa Tanrı’nın onları cezalandıracağını bildirmesini söyledi.

Yunus, bu işi üstlenerek Ninova’ya gitmek istemedi. Tam ters yöne doğru telaşla kaçmaya koyuldu. Gittiği yol çok uzun olduğu için Tanrı’nın onu göremeyeceğini düşündü. Karşısına çıkan limandan Tarşiş’e gidecek olan bir gemiye bindi. Gemi limandan ayrılıp açık denize çıktığı anda büyük bir fırtına koptu. Tayfa, batma korkusu içinde, gemideki ağırlıkları denize atmaya başladı.

Bu sırada Yunus geminin yük bölümünde uyuyordu. Kaptan yanına gitti ve onu uyandırdı, fırtınanın sesini bastırmak için haykırdı ve Yunus’a dua etmesini, başka kurtuluş çarelerinin kalmadığını söyledi. Yunus kalkıp oturdu, “Ben Tanrı’ya dua edemem çünkü O’ndan kaçıyorum” diye geri haykırdı.

Tayfa, çaresizlik içinde, Yunus’a ne yapabileceğini sordu. Yunus, “ Beni denize atın, ancak o zaman fırtına durulur ve deniz sakinleşir” dedi. “Çünkü ben Tanrı’dan kaçtığım için bu fırtına başımıza geldi.” Bir süre daha gemiyi kıyıya çevirmeyi deneyen denizciler, bunun mümkün olmadığını görünce Yunus’u denize attılar. Fırtına hemen dindi ve gemidekiler, Yunus’a, hayatlarını kurtardığı için şükrettiler.

Yunus gitgide dibe battı, tam boğulacağını düşünürken büyük bir balina ona doğru yüzdü ve Yunus’u yutuverdi. “ Tanrı bana balinasını gönderdi ve beni kurtardı ama burası da çok karanlık” diye düşündü Yunus. Günlerce, kimine göre 3 kimine göre 40 gün, balinanın içinde yaşadı. Yaptığından pişmanlık içinde yakarıyordu Tanrı’ya.

Bir gün balina kıyıya doğru yanaştı ve ağzını açarak Yunus’u dışarı fırlattı. Kumlara düşen Yunus bir ağacın gölgesinde baygın yattı. Kendine geldiğinde, Tanrı’nın “Doğru Ninova’ya git” dediğini işitti. Yoksa tüm şehir yerle bir olacaktı.

Yunus, süre dolmadan yetişti ve halka Tanrı’nın buyruklarını, yaptıkları kötülükten vazgeçmeleri gerektiğini birbir anlattı. Halkın çoğunluğu ona inandı ve Tanrı’dan af dilediler. Sonunda Ninova da Yunus da Tanrı’nın gözünde kurtuluşa erdi.

24 Ekim, 2016

Görsel: Terry Fan

Işık ve Kutsal Zeytin

65fe1a6ffd4db888e07dbd803d68d110

… Bir lamba,   fanusun içinde alev

Kutsal ağacın yağıyla yanmakta

Zeytin, ne batının ne doğunun,

Kendi yağıyla tutuşmuş

Dokunmadan ona ateş

(Kuran, S: 24:35)

 

Genç Adam, Sufi ve Şeytanın Şikayeti

9ecf9116c612bf66f17efd6cdb7932fa-copy

Gafil bir genç adam, çilehanedeki sufinin huzuruna vardı ve hayli kızmış, hayli umutsuz bir halde Şeytan’dan şikayette bulundu:  “Şeytan, hırsız ve eşkiyanın ta kendisi, soydu beni, mahvetti, inancımı çaldı.”

Sufi ona şu cevabı verdi: “Genç adam, şeytan da az önce buraya şikayete geldi –sendin şikayeti” der sufi, “işittim şeytanı şunları söylerken”:

“ Dünyanın tümü benim mülkümdür. Tanrı’nın kutsal yoluna yeni girmiş olan bu yolcuya söyle, ellerini benim mülkümden çeksin. Onunla uğraşıp yakasını bırakmıyorsam, elini benim işime soktuğu içindir. Eğer benim mülkümden çekilirse, o zaman benim de onunla hiç uğraşım olmaz ve bırakırım kendi haline. ”

 

Attar, Farid ud-Din. Conference of the Birds. Penguin Classics, 1984. Çevirenler: Dick Davis & Afkham Darbandi. Türkçesi: Kuşların Konferansı: 2035-2052

Nuh’un Gemisi, Aşurenin Bereketi ve Zeytin Dalı

modern-artwork

Dünyadaki kötülüklerin giderek arttığı, idollere kanıp bağlananların çoğaldığı ve dinin giderek gerçeğinden saptırıldığı bir zamanda, bu karanlık gidişi durdurmak isteyen Tanrı, insanları doğru yola sevketmesi için Nuh peygamberi gönderir. Nuh peygamber insanlara doğru ve gerçek olanı duyurur, onları bilgilendirir. Kimisi dinler, kimisi ise Nuh’un gerçeği söylediğine inanmak istemez ve onunla alay eder, hatta ona zulmeder. Bu durum Nuh’un, bazı kaynaklara göre 950 yıl süren yaşamının uzunca bir kısmı boyunca devam eder. Bunun üzerine Tanrı, büyük bir tufanın geleceğini ve yeryüzünün tamamen sular altında kalacağını haber verir. (daha&helliip;)

Şah Mesud ve Balıkçı Çocuğun Hikayesi

1ec643b082ae5cb5c17076289e1c48a72-2-copy

Şah Mesud bir gün yolda giderken ordusundan ayrıldı.

Yalnız başına rüzgar gibi koşturdu atını

Denizin kıyısında oturmuş çocuğu görene dek.

Balık tutuyordu çocuk –tam oltasını atacak iken

Şah onu, dostça bir bakışla selamlayarak atından indi.

(daha&helliip;)