Eylül 2016

Yaşam Memnuniyet Değerlendirmesi

 

28264857140_8432053663_z

Yaşamdaki gelişiminizden ne derece memnun olduğunuzu değerlendirmek isterseniz aşağıdakı testi uygulayabilirsiniz.

Lütfen aşağıda birden ona kadar belirtilen ifadelerin herbirine katılıp katılmadığınızı ölçekte seçiminize uygun gelen puanı kullanarak yanıtlayın. (daha&helliip;)

Mutluluk Sürelerini Arttıran 5 Basit Adım

 

b8da6944a7caa76acd731f9fb87013b0-copyHerkes daha mutlu olabilir, bilim bunu doğruluyor…

Mutluluğu arttıran ve daha kalıcı olmasını sağlayan etkenler, araştırmalara göre herkesin gündelik hayatta, istediği takdirde uygulayabileceği şeyler:

  • Besleyici ilişkiler kurmak ve devam ettirmek
  • Yeni deneyimler yaşamak
  • Başkalarına yardım etmek
  • Sahip olduklarından hoşnut kalmak

Aynı araştırmaların sonucunda, bilimsel olarak denenmiş ve işe yaramış –yani günlük hayatta uygulayanların mutluluklarını çoğaltmış 5 basit hareket:

  • Sevdiğiniz birisinin gününe neşe katmak için 5 dakikanızı harcayın.
  • Sizin için bir şey yapmış olan birisine teşekkür mail/mesajı gönderin.
  • İyi bir arkadaşınızla anlamlı bir görüşme yapın.
  • Yardıma ihtiyacı olan birine yardım için 30 saniyenizi ayrın.
  • Gözlerinizi kapatın ve mutlu bir anınızı hatırlayıp, tadını çıkarın.

Siz de kendinize uygun olanı listeden seçebilir veya dilerseniz yenisini ekleyebilirsiniz.

19 Eylül, 2016

Kaynak: The myths of happiness by Sonja Lyubomirsky.  Görsel: Mathou

 

 

 

Hz Musa ve Çobanın Hikayesi

sinan-c%cc%a7ag%cc%86layan-yazla-ko%cc%88yu%cc%88

Rumi’nin Mesnevi’sinden bir hikaye…

Musa yolda giderken bir çobanın duasını duyar:

“Allahım nerdesin? Sana hizmet etmek istiyorum, ayakkabılarını bağlamak, saçını taramak istiyorum. Kıyafetlerini yıkamak, bitini temizlemek istiyorum. Sana süt getirmek ve yatağına gitmeden önce ellerini, ayaklarını öpmek istiyorum. Odanı süpürmek toplamak istiyorum. Tüm keçilerim ve koyunlarım senin olsun. Seni yad ederken tek haykırdığım söz ….

Musa dayanamayıp sorar: “Sen kiminle konuşuyorsun?”

“Bizi yaratan, dünyayı yaratan ve gökyüzünü yaratanla” diye cevaplar çoban.

Musa kızar: “Tanrı’yla ayakkabı, kıyafet hakkında konuşmasana! Ya elleri, ayakları hakkında dediklerin, sanki amcanla konuşur gibi… Bilmiyor musun ki sadece gelişmekte olan şey süte ihtiyaç duyar. Sadece ayakları olanın ayakkabıları vardır. Tanrı’nın değil!” Bu sözleri işiten çoban üzüntüden üstünü başını hırpalar, çöllere düşer.

Yoluna devam eden Musa ise şu sözleri işitir:

“Ey Musa ne yaptın, benden olanı benden ayırdın?

Sen ayırmaya mı geldin, buluşturmaya mı?

Biz herkese, kendine has bakış, biliş ve söyleyiş verdik.

Çoban bize yakındı, razıydık ondan.Sana yanlış gelen onun için doğrudur.

Birine zehir olan diğerine baldır.

İbadetin şekli, beni yüceltmez.

İbadete değil, ibadet edene bakarım.

Söze değil, içine bakarım.

İbadet edenin, alçakgönüllü oluşuna bakarım.

Yanmaya bakarım.

Söze, görünüşe davranışa bakan bir tür,

Aşk ile yananlar ise başka bir türdür.

Aşıkları azarlama.

Onun sarfettiği sözün “yanlış”ı diğerlerinin yüz “doğru”suna bedeldir.

Kabe’nin içindeyken, secaddeyi ne yöne çevirdiğinin hiç önemi yoktur.

Okyanusa dalan karakış potinine ihtiyaç duymaz.

Aşk dininin kaidesi, mezhebi yoktur.

Varolan Tek O’dur…”

Musa arar sorar dertli çobanı bulur ve bağışlamasını diler: “Gönlünce yap duanı. Kıymeti olan da buymuş. Mevla için samimiyet ve alçakgönül herşeyden evlaymış..”

15 Eylül, 2016

Fotoğraf: Sinan Çağlayan