Mayıs 2015

Bu Dünyanın Ötesinde

Tanınmış bir bilim adamı, Duke ve Harvard üniversitelerinde 30 yılı aşan akademik hayatının yanısıra beyin cerrahı olarak çalışan Dr. Eben Alexander, bilimsel kanıt odaklı yaklaşıma sahip olan bir doktor. Bilincin beynin kimyasal ürünü olduğunu, fiziksel beynin sınırları dışında bilincin var olamayacağı görüşünde. Kısacası beyin durmuşsa, bilinç de yok demektir inancıyla çalışmakta. Yaşam sona erdiğinde ekran kararır ve gösteri biter. Dr. Alexander, bunun aksi deneyimleri yaşayanların anlattıklarını fantazi olarak kabul eder. Derken kendi beyni ölümcül bir bakteriyel menenjit saldırısına uğrar; 7 gün kaldığı komanın sonunda beynin hayati parçası olan neokorteksi artık yok denecek kadar hasar görmüştür, tıbben ölü sayılır. Kendi çalıştığı hastanede yatmaktadır ve meslekdaşları, çare olmadığını kabullenip tedaviyi sonlandırmayı tartışırken Dr. Alexander uyanır. (daha&helliip;)

Merkez Efendi’nin Çiçekleri

1818 Halveti tarikatından olup İstanbul’da yaşayan Sünbül Efendi kendisine halef olacak kişiyi arar. Bu arayışa sebep müritlerini tekkeyi süslemeleri için çiçek toplamaya gönderir. Müritlerin herbiri çok güzel çiçek demetleriyle geri dönerler. İçlerinde sadece bir tanesi –Merkez Efendi– küçük boynu bükülmüş bir bitkiyle gelir. Neden ustasına layık bir şey getirmediği sorulunca şu cevabı verir:

Tüm çiçekler Allah’ı anmakla meşgul iken nasıl onların duasını bozabilirdim ki? Baktım etrafa, bir çiçek duasını bitirmişti. Ben de onu getirdim.

Bunun üzerine kendisi Sünbül Efendi’nin halefi olur. Bugün Merkez Efendi adını taşıyan türbesi eski İstanbul surlarının kenarındadır.

Schimmel, A. 1975. Mystical Dimensions of Islam. NC: The University of North Carolina Press. S.46

 

Nice Aşklar

Hakk’ı arar isen kalbinde ara
Kudüs’te Mekke’de Hac’da değildir.

Yunus Emre

Yunus Emre için Aşk ceylandır, akan ırmaktır, buğday tanesidir, çiçektir, bülbüldür, her yerde her yaratık O’nu över, zikreder. Bu nice aşktır…

Sen burda garip mi geldin
Niçin ağlarsın bülbül hey
Karlı dağları mi aştın
Derin ırmaklar mı geçtin
Yarinden ayrı mı düştün
Niçin ağlarsın bülbül hey
 Uykudan gözüm uyandı
Uyandı kana boyandı
Yandı şol yüreğim yandı
Niçin ağlarsın bülbül hey…

 (Yunus Emre Divanı, s.111)